En Emektar Üye 
Üye Olduğu Tarih: 16-03-2007 14:15
Memleket: adana
|
Oldum olası, akedemik ortamlar, akademik kariyer, akademik kadrolar vs. bana itici gelir.. Hele ki 3. dünya ülkesi olarak bilimde ve daha bir çok alanda geride kalmış bir ülkede, akademisyenlerle (sözde diyeyim) konuştuğunda, şöyle ayak üstü bir sohbete koyulduğunda, sanki hepsi em ay ti'de doktora yapmış, stendford'da aranan isimler arasına girmiş ya da ne bileyim berkeley'de sağlam buluşlara imza atmış havası vardır..
dünya bilimine yön verdiğini düşünen tipler (çoğunluğu).. oysa ülkenin haline bakarsak, onlar sadece birer memur.. gerçek söylüyorum.. bildiğimiz memur..
bundan 5-6 yıl evvel hava astsubaylığı seçmelerinde komutan bana 'serhan, sen bu işi yapamazsın' demişti.. neden diye sorduğumda, 'sen sabah sekiz akşam beş çalışmaya yatkın gibi görünüyorsun. asker uyumaz, yorulmaz, mesaisi yoktur, dinlenmez' demişti.. oysa yanılıyordu ama gelmek istediğim nokta sabah sekiz akşam beş meselesi..
işte okuldaki -yine- akademisyenler -diyeyim- de komutanın bana biçtiği kalıba oturuyorlar.. sabah sekiz akşam beş memurları, bildiğin..
yazık.. içinde bilim ateşi, üretkenlik, özgünlük olmayan.. zamanında inekleyerek o pozisyona gelebilmiş ve ölene kadar da bilim ve insanlık adına hiçbir şey veremeyecek tipler.. düşensenize yahu, ne kadar da acı.. bilim insanısınız ama bilim adına hiçbir şey yapmıyor, yapamıyorsunuz..
hepsi öyledir demiyorum ama ezici çoğunluk öyle maalesef.. zaten öyle olmayan mutevazi kişiliği ile hemen öne çıkar kendini belli eder.
türkiye'de bilim böyle işlendikçe hocalar böyle oldukça, öğrenciler böyle kalacak. ben buna 'türkiye'de ilim mekaniği' diyorum.
Tarih: 09-12-2011 23:06
|